Şizofreni Hastalığı Nedir?

Şizofreni bir bireyin davranışlarını, hareketlerini, gerçeği algılayış şeklini ve düşüncelerini çarpıtarak değiştiren, ailesi ve sosyal çevresi ile ilişkilerini bozan psikiyatrik bir hastalıktır.

Şizofreni Nedir?

Ciddi ve kronik bir hastalık olan şizofrenide hastalar gerçeklikle arasındaki bağlantısını yitirerek farklı davranışlar sergilemeye, gerçek olmayan olaylara inanmaya ve kişiliklerini değiştirmeye eğilim gösterir. Hayat boyu süren bir hastalıktır ve bu nedenle sürekli olarak tedavi gerektirir.

Doğru tedavi ile şizofreni hastalarında hastalık kontrol altına alınabilir. Bu sayede hastalar sağlıklı bir birey olarak yaşamını sürdürebilir, sosyal ilişkilerinde ve iş hayatlarında başarılı olabilir. Tedavi süreci, yapılan en küçük bir ihmalde hastalığın yeniden nüksünü tetikleyebileceğinden büyük bir özen ve hassasiyet gerektirir. Bu nedenle hastalığı kontrol altında bulunan kişiler de düzenli olarak psikiyatrik muayeneden geçirilmeye devam edilmelidir.

Şizofreni gerçek ile gerçek dışı olanın insan beyni tarafından algılanamamasına, ayırt edilememesine yol açan ve düşünme, davranış, duyu kullanımı gibi beyin işlevlerinin bozukluğuna neden olan kişinin iletişim kurmaktan ve insanlardan kaçtığı bir tür ruhsal hastalıktır.

Şizofreni, hastaların gerçek ile gerçek dışı olan olguları birbirinden ayırt edememesine yol açan, sağlıklı düşünce akışı, duygu kontrolü ve normal davranışa engel olan ciddi bir beyin hastalığıdır. Çoğu zaman yavaş yavaş gelişim gösterir. Erken teşhis ve tedavi çok önemlidir, ciddi komplikasyonlar gelişmeden hastalığın kontrol altına alınmasını sağlar. Hastalık genel olarak çarpık düşünceler, halüsinasyonlar, korku ve paranoyalardan oluşur. Medyanın, televizyon dizilerinin ve filmlerin işlediği hikayeler toplumda şizofreni hastalarını saldırgan ve tehlikeli ve benzeri şekilde tanıtsa da aslında durum böyle değildir.

Şizofreni Bipolarlık Değildir

Şizofreni hastalarında bölünmüş veya çoklu kişilik durumu yoktur, hastaların büyük bir kısmında şiddet eğilimi söz konusu değildir ve bu hastalar tedavi ile desteklendikleri takdirde toplum içerisinde, arkadaşları ile, aileleriyle veya tek başlarına yaşamlarını devam ettirebilir.

Şizofreni hastalığı alevlenme ve yatışma dönemleri şeklinde seyreden bir hastalık olup diğer birçok psikiyatrik hastalığa oranla hastaların mesleki ve sosyal yaşamlarına ilişkin çok daha fazla olumsuzluk yaratır. Hastalığın alevlenme dönemlerinde gerçek ve gerçek dışı ögelerin birbirinden ayırt edilememesi durumu belirgin şekilde söz konusudur. Bu duruma psikoz adı verilmektedir ve şizofreni en şiddetli psikotik hastalıklardan bir tanesidir. Belirtilerin şiddeti kişiden kişiye ve hastalığın şiddetine göre değişkenlik gösterir. Tedavi ilaçlarının kullanılmaması, alkol veya madde kullanımı, ağır stres gibi faktörler hastalığın şiddetini artıran faktörlerdir.

Şizofreni hastalığı nedir diye sorulduğunda şöyle cevaplanabilir: Düşünme, duyuları kullanma, davranışlar gibi bazı beyinsel işlevlerde ciddi derecede bozuklukların görüldüğü, kişinin başkalarıyla iletişim kurmaktan veya gerçeklerden kaçtığı ve kendi dünyasına doğru iyice çekildiği bir ruhsal hastalıktır. Bu kişilerin düşünce şekillerinde bozukluk gerçekleşmesiyle bağlantılı olarak davranışlarda da bozukluklar görülür.

Bilinen en eski ruhsal hastalıklardan biri olmakla birlikte ömür boyu görülme sıklığı %0,5-1 arasında değişkenlik gösterir. Bu yüzdeler belirli durumlarda değişebilir. Örneğin genetik faktörler bu hastalığın görülme sıklığında oldukça önemlidir. Şizofreni hastalığının da birçok hastalıkta olduğu gibi alevlenme ve yatışma dönemleri bulunur. Diğer ruhsal hastalıklarla kıyaslama yapıldığında ise şizofreni durumunda hastada oldukça fazla seviyede mesleki ve sosyal işlevsellik kaybı yaşanır. Şizofreni hastalığının özellikle de alevlenme döneminde kişilerde düşünme yeteneklerinde bir kayıp yaşanabilir fakat zeka seviyelerinde bir kısıtlılık durumu söz konusu değildir. Hastalığın ilerleme şekli her bireyde bazı koşullara bağlı olarak değişiklik gösterebilir.

Şizofreni hastalığı ile ilgili günümüzde birçok yanlış bilgi bulunur. Bu nedenle de kişi veya ailesi konuyla alakalı büyük üzüntü yaşayabilir. Bu nedenle bu konuda oldukça dikkatli olmak büyük önem taşır. En yaygın olan yanlış düşüncelerden biri şizofren kişilerin tehlikeli olduğudur fakat şizofren kişiler uygun bir tedavi gördükleri sürece oldukça nadir tehlikeli veya saldırgandırlar. Yanlış düşüncelerden bir diğeri ise, kişilerin şizofreni hastalığını iki kişiliklilik olarak tanımlamasıdır.

Şizofren kişilerde böyle bir şey olduğu doğru değildir, bu kişilerde daha çok kuruntular ve gerçeği çarpık şekilde görme gibi belirtiler bulunur. Şizofreni hastalığı kişide daha çok 15-25 yaş aralığında görülmeye başlar fakat daha ileri yaşlarda da görülebilir. Şizofreni görülme sıklığı erkekler ve kadınlar arasında bir farklılık göstermez fakat erkeklerde daha geç dönemde başlayabilir. Bu hastalık genellikle yavaş başlar ve belirtileri de zamanla yavaş yavaş kendini gösterir, dikkatli olmakta fayda vardır. Şizofreni başlangıcında kişide içine kapanma, depresyon ve endişe duyma gibi belirtiler gözlenir ve bu belirtilere karşı duyarlı olunması sonucunda erken
tedaviye başlanması hastalığın tedavisi için de oldukça önemlidir.

Psikolojizm.com

https://www.mayoclinic.org/diseases-conditions/schizophrenia/symptoms-causes/syc-20354443#:~:text=Schizophrenia%20is%20a%20serious%20mental,functioning%2C%20and%20can%20be%20disabling.

Like
Like Love Haha Wow Sad Angry

macit

Taha Macit, makale yazarı; seo danışmanı ve web master

Şizofreni Hastalığı Nedir?” konusunda Bir Fikir

  1. Günümüz ergenlerin sözde hepsinde olan hastalık… böyle şeyleri şimdilerde havalı görüyorlar sanırım

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.